Anka Kuşu Hikayesi Neyi Temsil Ediyor?

İnsanlık, var olduğu günden beri var olan şeylerden memnun olmayan bir canlı olduğu için ya ölümden sonraki yaşam ya da yeniden doğuş teorileri üzerine sayısız hikaye oluşturmuştur. Bu hikayeler zaman içerisinde o toplumun mitolojisinin ta kendisi haline gelmiştir. Bunlardan bir tanesi olan Pers yani İran mitolojisinde de yeniden doğuş hikayelerinin bir numaralı kahramanı anka kuşu olmuştur.

Simurg olarak da anılan Anka kuşu, Pers mitolojisine ait bir figür olmasına rağmen Türkler de dahil olmak üzere çevre coğrafyalarda yaşayan pek çok toplumun hikayelerinde kendine ya da benzer bir figürüne yer bulmuştur. Yeniden doğuşun yanı sıra bilgeliği de simgelediği için sanat eserlerinde sık sık karşımıza çıkan anka kuşu neyi temsil ediyor gelin yakından bakalım ve bu efsaneyi yaratan hikayeleri görelim.

Hiç bilmeyenler için, anka kuşu nedir?

Simurg ve zümrüdüanka olarak da bilinen anka kuşu, Pers mitolojisine ait efsanevi karakterlerden bir tanesidir. Sênmurw, Sîna-Mrû gibi farklı isimleri de olan anka kuşu ile Türk mitolojisindeki Hüma kuşu ve Mısır mitolojisindeki Feniks benzerlik göstermektedir. Anka kuşu ile yalnızca Pers mitolojisinde değil; İran, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Doğu Roma edebiyatında ve diğer sanat eserlerinde de karşılaşmamız mümkün. 

Anka kuşu özellikleri neye benziyor?

Tarih boyunca pek çok farklı şekilde resmedilen anka kuşu, İran sanatında daha çok kanatları olan kuş şeklindeki dev bir yaratık olarak gösterilir. Köpek başlı olduğu ya da aslan pençelerine sahip olduğu versiyonları da vardır. Zaman zaman bir tavus kuşu olarak da resmedilen anka kuşu, ender de olsa insan yüzlü olarak gösterilmiştir. Bazı versiyonlarında anka kuşu memelidir ve yavrularını emzirir. Kanatları ise çoğu zaman bakır renginde resmedilir. 

Gelelim anka kuşu efsanesine:

Anka kuşu, bugün İran sınırı içerisinde bulunan sulak bir bölgede yaşamaktadır. Bazı hikayelerde Kaf Dağı’nda yaşadığı da söylenen simurg, iyicil bir karakter olsa da yılanlara düşmandır. Bir hikayeye göre 1700 yıl yaşadıktan sonra yanmıştır. Başka bir hikayede ise ölümsüzdür ve Bilgi Ağacı’na yaptığı bir yuvada yaşar. Daha yaygın bilinen bir hikayede ise anka kuşu tekrar tekrar küllerinden doğduğu için o kadar uzun yaşamıştır ki dünyanın üç kez yıkılmasına şahit olmuştur. Bu uzun ömrü sayesinde anka kuşu, tüm zamanların bilgisine sahiptir.

Sasani Perslerine göre anka kuşu yeryüzüne bereket getirir. Gaokerena adlı bir yaşam ağacında yaşar ve kutsal haoma bitkisi sayesinde şeytani olan her şeyi tedavi eder. Sonraki dönemde anka kuşu Farsça Homa, Arapça Rukh olarak anılarak çok daha ilahi bir figüre dönüşmüştür.

Derler ki anka kuşu uçmaya başladığında tüm bitkilerin tohumları dökülür ve bu tohumlar dünyanın dört bir yanına dağılarak yeni bitkilere dönüşür. Öyle ki bu bitkilerin içinde insanlığın tüm hastalıklarının tedavisi vardır. Bazı hikayelerde çok daha tanrısal güçlere sahip olarak anlatılan anka kuşunun bir kanat dokunuşu ile her türlü hastalığı tedavi ettiği söylenir.

Şehnâme’de anka kuşu hikayesi:

Fars edebiyatının en önemli şairlerinden bir tanesi olarak kabul edilen Firdevsî tarafından kaleme alınan 60 binlik beyitlik Şehnâme adlı eserde anka kuşu en çok bahsedilen figürlerden bir tanesidir. 

Şehnâme’de Kral Sam’ın Zal isimli albino bir oğlu olur. Şeytandan geldiğini düşündükleri için bebeği bir dağa bırakırlar. Bebeği gören anka kuşu onu alır ve sevgiyle büyütür. Zal büyüdüğü zaman insanların arasında dönmek istediğini söyler. Anka kuşu bir tüyünü verir, ona ihtiyacı olduğu zaman bu tüyü yakmasını söyler ve yolcu eder.

Zal, insanlar arasında döndüğünde Rudaba isimli bir kadına aşık olur ve evlenir. Aradan zaman geçip Rudaba doğum yapacağı sırada Zal, karısının öleceğini anlayarak tüyü yakar ve anka kuşunu çağırır. Anka kuşu hemen ortaya çıkar, sezeryan gibi bir yöntem kullanarak hem anneyi hem de bebeği kurtarır. Rüstem adı verilen bu bebek, Pers mitolojisinin en önemli kahramanlarından biri olacaktır. 

Anka kuşu İslamiyet öncesi kültürün bir ürünü olsa da İslami dönemde yazılan bazı eserlerde de onunla karşılaşmak mümkün. Örneğin İranlı şair Ferid ud-Din Attar tarafından kaleme alınan Mantıku’t-Tayr adlı eserde efsanevi anka kuşunu arayan bir kuş sürüsünün hikayesi anlatılmaktadır. 

Anka kuşu anlamı nedir, neyi temsil ediyor?

Anka kuşuna tasavvufi bir anlam yüklemek isteyenler onun bir kendini arama sembolü olduğunu söylerler. Asıl özelliği ise ölümsüzlüktür. Pek çok farklı mitolojideki kuş figürü gibi anka kuşu da öleceği zaman ya da bir nedenden ötürü kendi kendine ateş olur, yanar ve yeniden doğar. 

En dikkat çeken anka kuşu anlamları ise bir tür spiritüel aydınlanma ve hatta reenkarnasyondur. Reenkarnasyon ile ilişkilendirilmesinin nedeni; başka bir anlatıda yanarak cehenneme inmesi, arınması ve saf halde yeniden dünyaya gelmesidir. 

Hepsi tamam ama anka kuşu neden küllerinden doğar?

Pek çok pagan inanca ya da kültürel aktarıma göre ateş en büyük temizleyicilerden bir tanesidir. Bir pisliği temizlemenin en kolay yolu onu yakarak yok etmektir. Ateş aynı zamanda doğanın en önemli güçlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hatta bu nedenle ateşe tapan pek çok eski inanç vardır. 

Gel gör ki ateşin gücü sıradan canlıları bağlar. Çünkü canlılar yanar, ölür, yok olur gider. Fakat anka kuşu öyle değildir. Anka kuşu, yansa bile yeniden doğar. Üstelik yeniden doğduğu zaman eski kirlerinden yani günahlarından arınmış saf bir şekilde doğar. İşte insanın da en büyük hayali budur.

Dini öğretilerin geneline baktığımız zaman eski yaşantından tövbe edip yeni bir yola girmekten bahsederler. Bir tür aydınlanma ya da yeniden doğuş olarak adlandırılan bu durumu en iyi anka kuşunun kül olup yeniden doğması anlatır. Bir de olayın güç boyutu var. Bakın beni yakıp kül ettiniz ama ben o kadar güçlüyüm ki pes etmedim yeniden doğdum, demek gibi. 

Pers mitolojisi başta olmak üzere farklı adlarla da olsa pek çok farklı kültürde kendine yer bulan anka kuşu hikayesi neyi temsil ediyor sorusunu yanıtlayarak bu ilginç efsanevi karakterden bahsettik. Ne demiş şair; ‘Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?’

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*